I agree with Terms and Conditions and I've read
    and agree Privacy Policy.

    6698 nolu KVKK'na uygun olarak kişisel verilerimin kurumsal iletişimi sağlamak, akademik çalışmalara katılmak, gerekli hukuki yükümlülüklerin yerine getirilmesini sağlamak amacıyla gerekli süre zarfında tarafınızdan e-posta, kısa mesaj (sms) ve benzeri yollardan bana ulaşılmasını ve bu verilerimin gereken süre zarfında saklanmasını kabul ediyorum.

    Ziyaret Planlayın

    Bizimle iletişime geçerek ziyaretinizi planlayabilirsiniz.

    Telefon:
    0533 456 68 13

    E-Posta Gönder:
    [email protected]

    5 ay önce · · 0 yorum

    Geç Ergenlikte; Kilo Utanması, Sosyal Bağlantı ve Depresif Belirtiler

    Geç Ergenlikte; Kilo Utanması, Sosyal Bağlantı ve Depresif Belirtiler
    Brewis ve Bruening(2018) kilolu ergenlerin beden utandırmasına maruz kalmasının kişilerin depresyona nasıl açık hale getirdiğini ve sosyal ilişkilerin bundaki aracı rolünü incelemeyi amaçlamıştır. Çalışmanın amacı, beden utancının birinci sınıf üniversite öğrencilerinin öğrenim döneminin başından sonuna kadar depresyon düzeyleri üzerindeki etkilerini belirlemek, bunların kilo durumuna, cinsiyete veya çoğunluk / azınlık durumuna göre değişip değişmediğini belirlemektir. Ayrıca arkadaşlığa açık olmanın bu etkilere aracılık edip etmediğini incelemektir.

    Çalışma Arizona State Üniversitesi’nde (ASU) 1443 tane birinci sınıf öğrencisi ile yapılmıştır ve boylamsal bir çalışma olup bir öğrenim yılı boyunca farklı 4 zamanda (güz dönemi başı, güz dönemi sonu, bahar dönemi başı, bahar dönemi sonu) ölçüm alınmıştır. Bu 4 turun hepsine katılan katılımcı sayısı 362dir. Kişilerden depresyon ölçeği, vücut utancı ölçeği, arkadaş olmaya açıklık ölçeği ve fazla kilo duygusunun ve kilo kaygısının ölçümü şeklindeki ölçekler aracılığıyla veri toplanmıştır.

    Çalışmanın sonuçlarına göre Brewis ve Bruening(2018), birinci sınıf üniversite öğrencilerinde beden utancının doğrudan depresif belirtileri yordadığını bulmuştur. Fazla kilolu öğrencilerin ise daha fazla etkilendiğini bulmuştur. Araştırmada bulunan bir diğer sonuç ise arkadaşlığa açık olmanın aracı ve koruyucu rolü. Hem erkek hem de kız öğrencilerde özellikle okula ilk başladıkları dönemde arkadaşlığa açık olmaları, vücut utancının getirmiş olduğu depresif yönler için koruyucu görev üstleniyor. Bu durum okul yılının sonları için aynı büyüklükte bir etki gösteremiyor fakat küçük de olsa yine koruyucu bir görevi olduğunu belirtiyor araştırmacılar. Araştırmacılar bu durumu daha net olarak şöyle açıklıyor; vücutlarından daha fazla utanç duyan bu öğrenciler artık arkadaş bulma ve arkadaşlığı sürdürme konusunda daha az isteklilerdir ancak bu durumun onların ruh hallerine olan etkisi yıl içerisinde azalmış durumdadır yani bu durum onların ruh hallerini artık daha az etkiler hale gelmiştir.

    Yani arkadaşlık ilişkileri yararlıdır fakat streslidir de çünkü vücut utancı ve vücut ağırlığı arttığın da arkadaşlığa olan ilgi de azalır.

    Çalışmanın sonuçları hem erkek hem de kızlarda aynı çıkmıştır ve aynı çıkması aslında kültürel olarak yeme bozuklukları konusunda önleyici çalışmaların daha çok kadınlara yönelik olmasına bir eleştiri niteliğindedir ve bu çalışma gösterir ki önleyici çalışmalara her iki cinsiyet için de ihtiyaç vardır.

    Bu çalışma sonucunda araştırmacılar ergenlerde damgalama ve vücut utancının önlenmesi için bazı önerilerde bulunuyor. Bunların bir tanesi üniversitelerde yapılan daha sağlıklı yaşam aktivitelerinin her iki cinsiyet için de yapılıyor olması, bir diğeri ise gençleri hedefleyen medya ve vücut pozitifliğine vurgu yapan kampüs çalışmaları olmasıdır. Bu öneriler dikkate alındığında vücut damgalama için sağlanan faydanın yanında kişilerin zihinsel sağlıklarına da faydalı olacağı düşünülüyor, bunlar, kilo kontrolünü sağlamak için alınan farklı risk faktörleri olabilir mesela aşırı alkol tüketimi ve psikososyal stres.

    Referans
    Brewis, A. A., & Bruening, M. (2018). Weight shame, social connection and depressive symptoms in late adolescence. International Journal of Environmental Research and Public Health, 15(5), 891. doi: 10.3390/ijerph15050891.

    Çeviren: Psk. Büşra Öztürk

    Bir yorum yazın

    tr_TRTurkish
    en_USEnglish tr_TRTurkish