I agree with Terms and Conditions and I've read
    and agree Privacy Policy.

    [wpgdprc "Bu formu kullanarak verilerinizin bu web sitesi tarafından saklanmasını ve işlenmesini kabul etmiş olursunuz."]

    Ziyaret Planlayın

    Bizimle iletişime geçerek ziyaretinizi planlayabilirsiniz.

    Telefon:
    0533 456 68 13

    E-Posta Gönder:
    [email protected]

    11 ay ago · · Psikodiyet: Yeni Bir Yaşam Modeli için yorumlar kapalı

    Psikodiyet: Yeni Bir Yaşam Modeli

    Psikodiyet programı bilimsel yöntemlere dayanarak oluşturulmuş özel bir programdır. “Gruba Yönelik Uygulanan Psikodiyet Modelinin Obezitede İyileşme Sürecine Etkisi”ni araştırdığımız bu çalışmayı sizlerle de paylaşmak istedik.

    Bilindiği gibi obezite, besinlerle alınan enerjinin, harcanan enerjiden fazla olmasından kaynaklanan ve vücut yağ kitlesinin, yağsız vücut kitlesine oranla artmasıyla açıklanan kronik bir hastalıktır. Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre Türkiye’deki obezite oranı %17’dir . Sağlık sorunlarına yol açtığı ve sağlık harcamalarında önemli bir yer tuttuğu için de üzerinde durulması gereken önemli bir hastalıktır. Obezite tedavisi multidisipliner bir yaklaşımı ve kilo kontrolünü zorlaştıran psikolojik faktörlerin incelenmesini gerektirmektedir. Obezite tedavisinde medikal tedavinin yanında tıbbi beslenme tedavisi(TBT) de uygulanmaktadır. TBT, bireylerin biokimyasal değerleri, beslenme alışkanlıkları ve yeme davranışları çerçevesinde hazırlanarak yaşam biçimi değişikliği ile iyileştirmeyi hedeflemektedir.

    Son yıllarda sağlık alanında yapılan araştırmalar beden-zihin ilişkisine odaklanmıştır. Birçok hastalığın kökeninde stresle başa çıkma mekanizmalarımızın olduğu görülerek bedene yönelik tedavilerin psikolojik müdahalelerle desteklenmesi önerilmiştir.

    “Fiziksel yüklerinizden kurtulmak için önce duygusal yüklerinizden arınmanız gerekir.”

    Beynin sağ ve sol yarımkürelerinin farklı işlevleri olduğu bilinmektedir. Sağ yarımküre sezgiler, yaratıcılık, duygular, duyular ve soyut düşünceden sorumludur. Sol yarımküre ise sayısal konular, anlamlandırma, ifade ve analiz etme, mantıklı düşünmeyi yönetir. (Onan, 2010). Travmatik anılar ise sağ yarımkürede depolanmaktadır.

    Siegel(2012), beyin gelişiminin kişilerarası ilişkilerden etkilendiğini belirtir. Porges(2011) de “sosyal sinir sistemi” kavramını önerir. Beyin gelişiminin yaşamın ilk yıllarındaki sosyal ilişkilerden etkilendiğini ve sağlıklı ilişkilerin limbik rezonansı güçlendirdiğini öne sürer. Limbik rezonans, duygusal denge ve uyumun ifadesidir. Anne-bebek ilişkisindeki sözsüz iletişimden doğar. Rezonans bozulduğunda kişi duygularını ve stres durumlarını yönetemez. Olumsuz duygularını baskılayarak sakinleşmek için hem ekonomik hem de kolay ulaşılabilen “besinler”i tercih eder.

    Zerbe (2008)’ye göre, beden-zihin bağlantısını ve limbik rezonansı sağlamada deneyimsel terapiler işlevseldir. Dokter (1994) deneyimsel terapilerin duygu dışavurumunu kolaylaştırarak duygusal çatışmaları çözebildiğini bildirmektedir. Kolk (2018), deneyimsel yöntemlerin limbik rezonansı ve yeniden yapılanmayı sağlama açısından sözel terapilere göre daha etkin olduğunu öne sürmüştür.

    “Zihin unutur, beden hatırlar.” Moreno

    Deneyimsel terapi yöntemlerinden olan “psikodrama”, travmanın kaydedildiği sağ beyni aktive ederek bozulmuş beden-zihin bağlantısını güçlendirebilmekte ve travmayı yeniden işlemleyerek iyileşmeyi desteklemektedir (Carnabucci ve Ciotola, 2013). Psikodramanın en önemli özelliği, somutlaştırma ve kontrol edilmiş sınırları kullanarak terapötik bir simülasyon ortamı yaratmasıdır (Altınay, 2000).

    Psikodiyet programında psikodramanın “iyileştiren” özellikleri, eşleme, rol değiştirme, ayna, yeniden işlemleme olarak sıralanabilir. Eşleme tekniği, birlikte hissetme ve birlikte yapmayı temsil eder. Kişinin söyleyemediklerini söyleyen iç sestir. Teknikleri, gelişim psikolojisinin önderlerinden Erikson’un öne sürdüğü gelişimsel basamaklar açısından inceleyen Carnabucci ve Ciotola (2013) eşlemeyi bebeklik dönemindeki bakımveren-çocuk arasındaki güvenli bağlanmayla ilişkilendirir. Porges’in (2011) belirttiği gibi limbik rezonans bu dönemde kazanılır. Bakımverenin çocuğun ihtiyaçlarını empati yoluyla anlayışı, çocuğu sakinleştiren dokunuşu ve sesi önemlidir. Sağlıklı bir ilişki kurulmuşsa limbik sistem sağlıklı işler. Fakat ilişkide güvenli bağlanma sağlanamamışsa çocuk açlık ve duyguları arasındaki farkı ayırt edemez. Eşleme, limbik rezonansı arttırarak bireyin duygularıyla fiziksel açlığını ayırabilmesini sağlar. Bu ayrım obezite tedavisinde önemli rol oynamaktadır.

    Rol değiştirme, gelişimsel olarak ergenlikte başlar. “Rol oynama”yı da içerir. Ergenlikte bedensel değişim ve arkadaşlık ilişkileri önemlidir. Değişen ihtiyaçlar ve çatışan roller gündemdedir. Besinler ve kişilerle kurulan ilişkide katı tutumlar görülebilir. (Carnabucci ve Ciotola,2013) Rol değiştiren birey, kendisine dışarıdan bakabilmeyi deneyimler. Böylece besinlerle olan ilişkisini daha gerçekçi bir şekilde değerlendirebilir. Kipper ve Ritche(2003) psikodrama teknikleri içinde rol değiştirme ve eşlemenin en etkili teknikler olduğunu bildirmiştir.

    Ayna tekniği, Erikson’un gelişimsel basamaklarından çocukluk dönemiyle ilişkilidir. Çocuk bu dönemde kendini beslemeyi öğrense de hala ebeveynine ihtiyacı vardır. Özerkliğini kazanmak ister fakat yetersizlik hisleri beraberinde gelir. Sınırları öğrenir. Açlık ve tokluğunu dengelemeyi öğrenir. Başkalarının görüşü bu dönemde önemlidir. (Carnabucci ve Ciotola,2013) Ayna sayesinde kişi, başkalarının gözünden kendine bakmayı ve olumlu beden algısı oluşturmayı deneyimler.

    Yeniden işlemleme için Moreno, geçmişte yaşanan bir travmanın psikodrama sahnesinde bir kez daha yaşanmasının ilk travmanın etkisini azaltacağını ve kişinin kontrolü ele alabileceğini söylemiştir. (akt.Altınay, 2000) Bu özellik Kipper (2003) tarafından “yaşantıyı yeniden bütünleme” olarak adlandırılmıştır. Geçmişteki acı veren yaşantı tekrar canlandırılarak içerdiği duygu ve düşünceler ortaya çıkartılır. Daha önce söylenmemiş duygular ifade edilir ve çalışma, ilk yaşantıda yer almayan olumlu bir sahneyle sonlandırılır. Böylece acı veren olayın etkisi azaltılabilir, benliği güçlendiren yaşantılara odaklanılabilir. Obeziteyi tetikleyen yaşantılar yeniden işlemlenebilir. Yeniden işlemleme, beyni yeniden yapılandırır. Kolk’un(2015) da belirttiği gibi beynin yapılandırılması deneyimsel yöntemlerle mümkündür.

    “İkinci kez yaşanan gerçek, birinciden kurtuluştur.” Moreno

    Literatürde obezite alanındaki tıbbi beslenme tedavisinde grup çalışmalarının yetersiz olduğu, bireysel çalışmaların tercih edildiği görülmektedir. Bununla birlikte bireysel çalışmalara göre daha işlevsel ve ekonomik olduğu düşünülerek bu çalışmada grup yaklaşımının kullanılmasına karar verilmiş, bu bakış açısı ile doğru davranış değişikliği sağlamada etkin olan, beslenme eğitimi ve psikoterapiyi grup yaklaşımıyla bir arada kullanan psikodiyet modeli oluşturulmuştur.

    Araştırma Modeli

    Araştırmaya Psikodiyet Akademi’de obezite nedeniyle psikolojik danışmanlık almak isteyen,18-60 yaş aralığında ve farklı psikodiyet gruplarına katılan 42 birey katılmıştır. Araştırmaya kabul koşulları kişilik bozukluğu veya psikotik bozukluk teşhisi almamış olma, BKİ >25kg/m2 olması, obezite dışında diyet yapması zorunlu olan bir hastalığa sahip olmama olarak belirlenmiştir.

    Araştırma, grup beslenme eğitimi ve grup psikoterapisi olmak üzere 2 bölümden oluşmaktadır. Çalışma grupları oluşturulduktan sonra 10 oturumluk uygulamalar yapılmıştır. Oturumlarda haftada 1 gün; 1 saat diyetisyen tarafından tıbbi beslenme tedavisini içeren beslenme eğitimi verilmiş ve psikologla 2 saat süren psikodrama grup psikoterapisi uygulanmıştır. Her oturum 3 saat sürmüştür ve toplam 30 saatlik bir çalışma yapılmıştır.

    Program öncesinde ve sonrasında Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği, Hollanda Yeme Davranışları Anketi, Yeme Tutumu Testi, Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği ve Beden Algısı Ölçeği uygulanmıştır. Katılımcıların başlangıçta ve çalışma sonunda Beden Kütle İndeksi (BKİ) hesaplanmıştır.

    Çalışmadan elde edilen veriler, psikodiyet modelinin olumlu beden algısı ve benlik saygısını arttırdığını yeme davranışlarını olumlu yönde değiştirdiğini ve beden kütle endeksini azalttığını göstermektedir.

    Bu bulgular Erge(2000), Miller (2014), Khazrai (2007), Ouyang (2017) Sarwer, Wadden ve Foster(1998), Hamurcu(2014), Karslı(2014) Sarwer ve ark.(1998), Pınar(2002) ve Erol, Toprak, Yazıcı ve Erol, (2000) tarafından da desteklenmektedir.

    Grup yaklaşımı açısından bakıldığında ise Demir (2018), uygulanan varoluşçu grup terapisinin bireylerin depresyon düzeylerini düşürdüğünü belirtmiştir. Okumuş ve Deveci(2019)yeme bozukluğu tedavisinde grup terapilerinin benzer konulardan muzdarip kişileri biraraya getirerek tedavide önemli bir rol oynadığını belirtmiştir. Grup terapilerinin etkisine dair araştırmalar yeterli olmasa da Echeburúa, Sarasua ve Zubizarreta (2014) travma sonrası stres bozukluğunun tedavisinde, grup terapisi ile bireysel terapinin birleşiminin, sadece bireysel terapiye göre daha etkili olduğunu belirtmiştir. Sertöz ve Mete (2005) obezite tedavisinde bilişsel davranışçı grup terapisinin kilo verme, depresyonun azalması, benlik saygısı ve beden algısının pozitif yönde değişmesi gibi olumlu sonuçları olduğunu bildirmiştir.

    Literatürde, psikodrama yönteminin kullanıldığı çalışmalar çok kısıtlıdır. Bailey (2012) yeme bozukluğu teşhisi almış kadınlarla yaptığı çalışmada psikodrama yönteminin iyileşme sürecini hızlandırdığını bildirmiştir. Sözeri-Varma ve arkadaşları (2017) psikodrama grup psikoterapisinin depresyon tedavisinde etkili olduğunu belirtmiştir. Weiss (2004) uyguladığı grup terapisi modelinin obez bireylerin beden algısını olumlu yönde etkilediğini belirtmiştir. Vieira (2015) obezlerde psikodrama uygulamasının duygusal yeme davranışlarını ve BKİ düzeyini azalttığı, aleksitimiyi de olumlu yönde etkilediğini tespit etmiştir.

    Çalışmada, Psikodiyet modelinin önerdiği multidisipliner grup yaklaşımının obezite tedavisinde etkili olduğu görülmüştür. Bu model sadece obezitede değil, tüm beslenme-yeme sorunlarının tedavisinde uygulanabilir bir modeldir. En önemli katkısı da bütüncül bir yaşam değişimi önermesidir.

    Psikodiyet programı Türkiye’de ve dünyada ilk kez Psikodiyet Akademi’de uygulanan ve bilimsel olarak da desteklenmeye devam eden bir çalışmadır.

    Uzm. Psk. Senem Eke Yıldız             Doç. Dyt. Dr. Esra Güneş

    KAYNAKÇA

    Altınay, D. (2000). Psikodrama Grup Psikoterapisi El Kitabı-Yaşama Dair Çok Şey. Sistem Yayıncılık, İstanbul.

    Babayiğit, Z. (2007) Obez Kadınlarda Tıkınırcasına Yeme Bozukluğunun Bilişsel Kurama Göre İncelenmesi. İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü.Doktora Tezi. İstanbul.

    Bailey, N. (2012) The Healing Experiences Of Women: Psychodrama And Eating Disorders. Doktora Tezi. Capella Üniversitesi. Kanada

    Carnabucci, K.Ve Ciotola, L. (2013). Healing Eating Disorders With Psychodrama And Other Action Methods. Jessica Kingsley Publishers, İngiltere.

    Casson, J. (2013) Psikodrama Rehberi: Sahne; Psikodrama Tiyatrosu. S:69-81 Çev: Ayşe Eryavuz., Nobel Yayınevi.Ankara

    Demir, V. (2018) Varoluşçu Yaklaşıma Dayalı Grup Terapisinin Bireylerin Ruhsal Belirti Düzeylerine Etkisi. Siirt Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 6:11 S:149-167. Siirt

    Dokter, D. (1994). Art Therapies And Clients With Eating Disorders:Fragile Board. Jessica Kingsley Publishers, İngiltere.

    Echeburúa, E. Vd. (2014). Individual Versus İndividual And Group Therapy Regarding A Cognitive-Behavioral Treatment For Battered Women İn A Community Setting. Journal Of Interpersonal Violence, 29, 1783-1801. İspanya

    Erge Açık S. (2000)Diyet Tedavisi İle Birlikte Uygulanan Davranış Değişikliği Tedavisinin Şişman Kadınların Ağırlık Kaybı Ve Korunması Üzerine Etkileri. Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Doktora Tezi, Ankara.

    Erol,A., Toprak, G., Yazıcı,F., Erol, S.(2000) Üniversite Öğrencilerinde Yeme Bozukluğu Belirtilerini Yordayıcı Olarak Kontrol Odağı Ve Benlik Saygısının Karşılaştırılması. Klinik Psikiyatri Dergisi 2000;(3):S:147-152

    Hamurcu, P. Obez Bireylerde Benlik Saygısı ve Beden Algısının Değerlendirilmesi. Bilim Üniversitesi Beslenme Ve Diyetetik Bölümü. Yüksek Lisans Tezi. İstanbul

    Karslı, H. G. (2014) Obez Bireylerde Beden Algısı, Benlik Saygısı ve Yaşam Kalitesinin Değerlendirilmesi. Haliç Üniversitesi, Beslenme Ve Diyetetik Bölümü, Yük. Lisans Tezi. İstanbul

    Khazrai, Y. M., Manfrini, S., Cacciapaglia, F., Spallina, F., Picardi, A., Spera, S., Benevento, D, Pozzilli, P. (2007). Effectiveness Of Group Medical Nutrition Therapy İn Lowering Hba1c İn Type 2 Diabetes. Diabetes, 56.

    Kipper, D., Ritche, T.D (2003) The Effectiveness Of Psychodramatic Techniques: A Meta-Analysis. Group Dynamics: Theory, Research, And Practice Copyright  By The Educational Publishing Foundation Vol. 7, No. 1, 13–25

    Kolk, B. (2018) Beden Kayıt Tutar, Nobel Yaşam, Ankara

    Miller, S. T., Oates, V. J., Brooks, M. A., Shintani, A., Gebretsadik, T., & Jenkins, D. M. (2014). Preliminary Efficacy Of Group Medical Nutrition Therapy And Motivational İnterviewing Among Obese African American Women With Type 2 Diabetes: A Pilot Study. Journal Of Obesity, 2014.

    Okumuş,E.E. Ve Deveci, E. (2019) Yeme Bozukluklarında Grup Psikoterapileri.Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar 11 (3):338-350

    Onan, B. (2010). Beynin Bilişsel İşlevleri Üzerine Yapılan Araştırmalar ve Ana Dili Eğitimine Yansımaları. Tübar-Xxxvııı-/2010-Bahar/521-561.

    Pınar, R. (2002) Obezlerde Depresyon, Benlik Saygısı Ve Beden İmajı: Karşılaştırmalı Bir Çalışma. Cumhuriyet Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Dergisi, 2002, 6 (1), Sivas.

    Porges, S. (2011) Neurophysiological Foundations Of Emotions, Attachment, Communication, And Self-Regulation. W. W. Norton & Company. ABD

    Ouyang, C. M. (2017). Dietary Education For Patients With Type 2 Diabetes: Failure Or Success?. Diabetes Management, 7(5), 377-382.

    Sağlık Bakanlığı Resmi Web Sitesi.  Www.Saglik.Gov.Tr/Tr11692/Obezite.Html

    Sarwer Db, Wadden Ta, Foster Gd. (1998) Assesment Of Body Image Dissatisfaction Of Obese Women: Specificity, Severity, And Clinical Significance. Journal Of Consulting And Clinical Psychology, 66;651-654.

    Sertöz, Ö. Ö., Mete, H. E. (2005). Obezite Tedavisinde Bilişsel Davranışçı Grup Terapisinin Kilo Verme, Yaşam Kalitesi Ve Psikopatolojiye Etkileri: Sekiz Haftalık İzlem Çalışması. Klinik Psikofarmakoloji Bülteni, 15, 119-126.

    Siegel, D. (2012) Pocket Guide To Interpersonal Neurobiology: An Integrative Handbook Of The Mind. W. W. Norton & Company. Usa, ABD

    Sözeri-Varma G. Vd. (2017) Depresyon Tedavisinde Grup Psikoterapisi Ve Psikodramanın Yeri.  Journal Of Clinic Psychology 20(4): 308-317

    Vieira, F.M. (2015)  The Psychodrama İn The Treatment Of Obesity: Study On The Efficacy And The Therapeutic Process. Actions Methods And Experiential Learning Journal, Hannes Krall (Ed.), Porto Üniversitesi Psikoloji Topluluğu. S:4-6. Portekiz

    Weiss, F. (2004) Group Psychotherapy With Obese Disordered-Eating Adults With Body-Image Disturbances: An Integrated Model American Journal Of Psychotherapy Vol 53 (3) 281-303,ABD

    Zerbe, K.J. (2008). Integrated Treatment Of Eating Disorders: Beyond The Body Betrayed. W.W Norton And Company, ABD.

    [wp_blog_designer]

    tr_TRTurkish
    en_USEnglish tr_TRTurkish